---
title: Emekli Olup Çalışmaya Devam Edenlerin Sigorta Günleri Eksik Bildirilirse
  Ne Olur?
slug: emekli-calisanin-sigorta-gunu-eksik-bildirilmesi
excerpt: emekli-calisanin-sigorta-gunu-eksik-bildirilmesi
category: İş Hukuku
author: Vega Hukuk
publishedAt: 2026-03-31
seoTitle: Emekli Çalışanın Sigorta Günü Eksik Bildirilirse 2026
seoDescription: Emekli olup çalışmaya devam edenlerin SGK günleri eksik
  bildirildiğinde ne yapılır? Yargıtay kararları, hizmet tespiti davası şartları
  ve dikkat edilmesi gerekenler.
coverImage: /uploads/blog/chatgpt-image-31-mar-2026-02_07_58.webp
---
## Emekli Olup Çalışmaya Devam Edenlerin Sigorta Günleri Eksik Bildirilirse Ne Olur?

Emekli olduktan sonra çalışmaya devam etmek günümüzde oldukça yaygın. Binlerce emekli bir işyerinde aktif olarak çalışırken işverenin SGK bildirimi gerçek çalışma süresini yansıtmıyor. Uygulamada sıkça karşılaşılan bir tablodur: İşveren aylık 30 gün yerine 10 gün bildirir, işçi bunu fark etmez ya da fark etse de "nasılsa maaşım artmayacak" diye geçer.

Yargıtay son dönemde bu konuda birbirini destekleyen iki önemli karar verdi. Her ikisi de SGK kayıtlarının ne denli belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

## Hizmet Tespiti Davası Nedir?

Hizmet tespiti davası; işçinin fiilen çalıştığı ancak SGK'ya eksik ya da hiç bildirilmediği dönemlerin resmi kayıtlara geçirilmesi için açılan davadır. Hukuki dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesidir.

Dava işveren ile birlikte SGK'ya karşı açılır. Mahkeme, tanık beyanları, işyeri kayıtları ve diğer delillere dayanarak gerçek çalışma süresini tespit eder. Karar kesinleştiğinde SGK bu günleri sisteme işler.

## Yargıtay Bu Konuda Ne Dedi?

**Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — Emekli İşçi Hizmet Tespiti**

Bir işçi emekli olduktan sonra 2013-2019 yılları arasında bir işyerinde kesintisiz boyacı ustası olarak çalıştı. İşveren ise her ay SGK'ya yalnızca 10 günlük bildirim yaptı. İşçi bunu fark edince hizmet tespiti davası açtı; ilk derece mahkemesi işçiyi haklı bularak 325 eksik günün kayıtlara geçirilmesine hükmetti.

Dosya istinaf aşamasında beklenmedik bir kararla karşılaştı. Bölge Adliye Mahkemesi, "davacı zaten emekli maaşı alıyor, tespit sonucunda maaşı artmayacak, dolayısıyla bu davayı açmakta güncel hukuki yarar yoktur" diyerek davayı usulden reddetti.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu gerekçeyi kabul etmedi ve kararı bozdu. İstinaf mahkemesi kararında ısrar edince dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na taşındı. HGK işçiyi haklı bularak şu tespitleri yaptı:

Sigortalılık kamu düzenini ilgilendiren bir hukuki statüdür; kişi bu haktan kendi iradesiyle bile vazgeçemez. Emekli maaşının artmaması hizmet tespiti için tek kriter değildir. Bildirilmeyen dönemde işçi bir iş kazası geçirirse ya da ileride meslek hastalığı ortaya çıkarsa, kayıtlı sigorta günleri hayati önem taşır. Bu risk tek başına dava açmak için yeterli hukuki yarardır. Kıdem ve ihbar tazminatı da gerçek çalışma süresine göre hesaplanmak zorundadır; eksik bildirilen günler bu alacakların doğrudan azalmasına yol açar.

**Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/9481, K.2026/215 — 15.01.2026**

Aynı dönemde bir işveren, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sendika yetki tespit kararına itiraz etti. İşveren, personel sayısının hatalı belirlendiğini, bazı çalışanların farklı iş kollarına tabi olduğunu ve sendikanın gerekli sayısal çoğunluğu sağlamadığını öne sürdü.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu itirazı reddetti ve şunu vurguladı: Bakanlık, yetki tespitinde SGK kayıtlarını esas alır; bu kayıtlar otomasyon sistemi aracılığıyla doğrudan yansıtılır ve bağlayıcıdır. İşverenin soyut itirazı, SGK kayıtlarını geçersiz kılmaya yetmez.

Bu kararın emekli işçiler açısından önemi büyüktür. SGK kaydındaki her gün yalnızca emeklilik hesabı için değil, iş kolu tespiti, sendika yetki hesabı, kıdem ve ihbar tazminatı gibi birçok hukuki sürecin temel girdisidir. Eksik bildirilen günler bu zincirin tamamını olumsuz etkiler.

## SGK Kaydı Neden Bu Kadar Önemli?

İki Yargıtay kararının ortaya koyduğu tablo aynıdır: SGK kayıtları, hukuki süreçlerde belirleyici veri kaynağıdır. Sendika yetki tespitinde, hizmet tespiti davasında ve tazminat hesaplarında esas alınan kayıt, işverenin SGK'ya bildirdiği kayıttır. Fiili çalışmanın SGK ile örtüşmediği her durumda yasal güvenceler işlevsiz kalır.

## Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hizmet tespiti davasını açmadan önce bazı noktalara dikkat etmek gerekir.

Zamanaşımı bakımından 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi uyarınca bu davalar hizmetin geçtiği yılın sonu itibarıyla beş yıllık zamanaşımına tabidir. Her yıl ayrı bir süre işlediğinden erken davranmak büyük önem taşır.

İspat yükü işçide olduğundan delillerin önceden güvence altına alınması gerekir. Çalışma düzenini gösteren giriş-çıkış kayıtları, mesajlar, ücret ödemeleri, tanıklar ve iş sözleşmesi bu delillerin başında gelir.

Dava hem işverene hem SGK'ya yöneltilir. İki tarafın da davalı gösterilmesi zorunludur; aksi hâlde usul hatası oluşur.

Emekli statüsü de süreci etkiler. 4/a, 4/b veya emekli destek primine (SGDP) tabi çalışanlarda aynı ilke geçerlidir; sigortalılık statüsü korunan bir haktır.

## Sonuç

Emekli olup çalışmaya devam etmek sigorta haklarından vazgeçmek anlamına gelmez. Yargıtay'ın son dönemde verdiği kararlar tutarlı bir çizgide buluşuyor: SGK kaydı bağlayıcıdır, yanlışsa düzeltilebilir ve bunun için hukuki yol her zaman açıktır. Maaşın artmayacak olması bu hakkı ortadan kaldırmaz. Benzer durumla karşılaşanların emeklilik sonrası çalışma dönemlerine ait SGK dökümleri ile bordro kayıtlarını karşılaştırarak bir iş hukuku avukatıyla değerlendirmesi yararlı olacaktır.

*Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz. Güncel mevzuat için [mevzuat.gov.tr](https://www.mevzuat.gov.tr) adresini inceleyebilirsiniz.*
