Blog listesine dön
    Ceza Hukuku / Bilişim Hukuku

    IBAN Kullandırma ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçu:Güncel Yargıtay Yaklaşımı

    13 Mart 2026·Av. Aykut Yeşilkaya
    IBAN Kullandırma ve Nitelikli Dolandırıc�ılık Suçu:Güncel Yargıtay Yaklaşımı

    Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158/1-f) ve IBAN Kullanımı

    Günümüz yargı pratiğinde, bilişim sistemleri ve banka araçları kullanılarak işlenen nitelikli dolandırıcılık suçlarında, özellikle "hesap kullandırma" eylemlerine ilişkin yaklaşımın köklü bir değişim geçirdiği gözlemlenmektedir. Bu yazı, hesap sahibi (sanık) ile asıl fail arasındaki ilişkiyi ve kusur sorumluluğunu güncel içtihatlar çerçevesinde ele almaktadır.

    1. Yasal Çerçeve ve Maddi Unsur

    TCK Madde 158/1-f uyarınca; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu işlenmesi halinde, 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Kanun koyucu, hapis cezasının alt sınırının 4 yıldan az olamayacağını düzenleyerek suçun vahametini vurgulamıştır.

    Ancak ceza hukukunun temel prensibi olan "şahsi kusur" ilkesi gereği, suçun oluşması için failin mutlaka "dolandırıcılık kastı" ile hareket etmesi ve mağdurun malvarlığına yönelik hileli bir davranış sergilemesi şarttır.

    2. Yargıtay İçtihatlarındaki Eksen Kayması

    Son 3 yılın (2023-2026) projeksiyonu incelendiğinde, Yargıtay'ın "şekli sorumluluktan" uzaklaşarak "maddi gerçekliğe" odaklandığı görülmektedir:

    • Eski Yaklaşım: "Hesabını başkasına kullandıran kişi, bu hesap üzerinden dönen yasa dışı trafiği öngörmelidir. Dolayısıyla en azından 'yardım eden' sıfatıyla sorumludur."
    • Güncel Yaklaşım (2024-2025): Yargıtay artık sadece hesabın sanığa ait olmasını mahkûmiyet için yeterli görmemektedir. Mahkemelerden; sanığın asıl suçtan haberdar olup olmadığını, taraflar arasındaki güven ilişkisinin (akrabalık, komşuluk vb.) mahiyetini ve sanığın bu işlemden somut bir menfaat sağlayıp sağlamadığını titizlikle araştırmasını beklemektedir.

    3. Emsal Yargıtay ve İstinaf Kararları Tablosu

    Aşağıdaki tabloda, hesap kullandırma eylemine rağmen verilen güncel beraat kararlarının gerekçeleri özetlenmiştir:

    4. Savunma Stratejisi: Beraat İçin 3 Temel Argüman

    Nitelikli dolandırıcılık dosyalarında sanık müdafii tarafından öne çıkarılması gereken temel savunma sütunları şunlardır:

    1. Menfaat Yokluğunun İspatı: Sanığın hesaba gelen paradan pay veya komisyon almadığı, paranın tamamının derhal asıl faile veya işaret edilen yere aktarıldığı banka kayıtlarıyla ispatlanmalıdır.
    2. Güven İlişkisinin Varlığı: Hesabın paylaşıldığı kişiyle olan yakınlık (akrabalık, uzun süreli arkadaşlık) belgelenmelidir. Bu durum, "hesabın kötü niyetle verilmediği" karinesini güçlendirir.
    3. Hileli Davranış Eksikliği: Sanığın mağdurla hiçbir temasının olmadığı, mağduru aldatmaya yönelik bir eylemde bulunmadığı ve asıl failin hileli planına dahil olmadığı vurgulanmalıdır.

    Karar Künyesi Merci / Daire Temel Gerekçe
    2024/24160 E. 2025/3482K. Yargıtay 8. CD (30.04.2025) Paranın suçtan geldiğine dair "kesin ve inandırıcı delil

    \ yokluğu.''

    2021/16966 E. 2024/7470 K. Yargıtay 11. CD (04.06.2024) Hesabın arkadaş ricasıyla, karşılıksız

    \ kullandırılmasının hayatın olağan akışına uygunluğu.

    \ 2023/3901 E. 2024/5939 K. Yargıtay 11. CD (06.05.2024) Eylemin cezai bir suçtan ziyade "hukuki ihtilaf" (ticari

    \ uyuşmazlık) niteliğinde kalması.

    2024/1560 E. 2025/391 K. Trabzon BAM 2. CD (2025) Kartını eşine/yakınına veren sanığın, suçun

    \ işlenişinden haberdar olmaması ve menfaat elde

    \ etmemesi.

    Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlıklar için dosya bazlı hukuki değerlendirme alınması gerekir.